Çocuğunuz her geçen gün biraz daha büyürken bu yıl yeni bir başlangıç yapıyor. Daha önce okul deneyimi olsa da gelişimiyle paralel olarak bir üst sınıfa geçiş yapmak, hem sizin için, hem de çocuğunuzun hayatında yepyeni ve unutulmaz bir olay olacaktır. Okul hayatına adım atacak çocuklarda ise bu  heyecana farklı duygular da eşlik eder. Okula başlamak çocuğunuz için bir yenilik olmasının yanı sıra sosyal açıdan da geniş bir çevreye dahil olmasını içerir. Bu yeni çevre onun bir kurallar bütünü içerisinde sosyalleşmesini ve kendisini daha rahat hissetmesini sağlar. Bu süreçte okulun ilk günlerinde çocuğunuz bazı sıkıntılar yaşayabilir. Bu durum aslında çok doğaldır. Çocuğunuz, tanıdığı bildiği ve kabul gördüğü insanlardan ve ortamdan uzaklaşıp farklı bir ortama geçiş yapar. Bu durum hem çocuk hem de aile için zaman ve sabır gerektiren bir uyum sürecidir.

Bu süreçte neler yaşanabilir? 

  • Ağlama krizleri, 
  • Çeşitli korkularını dile getirme, 
  • Kaygı, 
  • Okula gelmek istememe, 
  • Anne-babadan ayrılmakta zorlanma, 
  • Arkadaşlarıyla iletişim kurmakta ve uyum sağlamakta zorlanma, 
  • Direnç, 
  • Öğretmeninin kendisini sevmediği gibi ifadeler, 
  • Psikosomatik belirtiler. Sözel olarak ifade edilemeyen duyguların bedensel olarak dışa vurumu (mide bulantısı, baş ağrısı, ateş, vb.). 

NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ? 

Öncelikle unutulmamalıdır ki, uyum süreci çocuğun etrafındaki yetişkin tutumlarıyla paralel olarak ilerler. Çocuklar çok iyi birer gözlemcidir ve çevresindeki tepkilerden etkilenirler. Süreçte gösterdiği tepkiler aslında o ana kadar geliştirdiği deneyimlerin bir sonucudur. Bu açıdan bakıldığın-da, öncelikle anne – baba olarak sizlerin kaygılarınızı yansıtmamanız büyük önem taşır. Okula gitmekte zorlansa da bunun doğal ve geçici bir süreç olduğunu bilerek, sabırlı ve sakin durabilmeniz çok önemlidir. Siz tüm bunlara hazırlıklı olarak, çocuğunuzu da hazırlamalısınız. 

ÖNERİLER 

  • Okula gelmeden önce çocuğunuzu bilgilendirin. Ona gününün nasıl geçeceğini anlatın ama bunu ya-parken gerçekçi olmaya dikkat edin. 
  • Çocuğunuz okula gelmek istememe noktasında ısrarcı davranabilir. Sizin de okula devamı ile ilgili kararlı ve istikrarlı olmanız çok önemlidir. 
  • Daha önceki okul hayatı ile ilgili kıyaslamalarda bulunmayın. 
  • Sabahları okula giderken vedalaşmayı uzun sürmemesine özen gösterin.
  • Okul çıkışı onu tam zamanında alacağınızı ya da bekleyeceğinizi veya evde mutlaka karşılayacak bir kişinin olduğunu ona açıklayın.
  • Onunla sorgulamadan sohbet edin. Anlatmak istediği ölçüde gününü nasıl geçirdiği ile ilgili konuşun. Eve geldiğinde okulda yaşadıkları ile ilgili onunla konuşma fırsatı yaratın. Her okul dönüşü eğer isterse olan biten her şeyi size anlatmasına izin verin. Bu çocuğunuzun okul yaşamına duyduğu ilgiyi pekiştirmek için en iyi yoldur ve okula karşı duyması gereken heves sizin sorgulayıcı olmayan tutumunuzla gelişir.  Ne var ki okul çıkışı hem fiziksel hem de duygusal açıdan çok yorgun olabileceğini ve tüm ayrıntıları hemen anlatmayı istemeyebileceğini aklınızdan çıkarmayın. Sorularınızı oyun esnasında oyuncaklar yoluyla da öğrenebilirsiniz.
  • Okul yaşantısının başlaması ile birlikte anne-babanın beklentilerinin artması çocukta kaygıya sebep olmaktadır. Bu nedenle beklentilerin mümkün olduğunca yansıtılmaması, her çocuğun bireysel farklılıkları olduğunun unutulmaması gerekir. Bu nedenle Sakin olmaya çalışın. Kaygı, özellikle ebeveyn ile çocuk arasında bulaşıcıdır. Çocuk kaygı duyduğu, canı sıkıldığı her durumda ne kadar endişelendiğinizi anlamak için size bakacak ve endişeli olduğunuzu gördüğünde, bu kendi korkularının yerinde olduğunu doğrulayacaktır.
  • Okul sonrasında onu olumlu yönde motive edin.  
  • Okul ile işbirliği içerisinde hareket edin. 
  • Okul yaşamına uyum sağlayabilmesi için zamana ihtiyaç olduğunu unutmayın. 
  • Hayatının önemli bir evresi olan bu başlangıç sırasında daha çok ilgiye ihtiyaç duyabilir. Onu anlamaya ve süreci onunla birlikte yaşamaya gayret edin.